Depresyon Nedir?

12.10.2021
1.911
Depresyon Nedir?

Depresyon Nedir?

Depresyon kişilerin nasıl hissettiğini, nasıl davrandığını ve nasıl düşündüğünü etkileyen ciddi tıbbi hastalıklardan birisidir. Bireyleri intihara, ilaç kullanımına, hayattan zevk almamaya sürükleyebilmesi nedeniyle hangi aşamada olursa olsun tedavi edilmeli ve alanında uzman bir psikolog yardımı ile sorun ortadan kaldırılmalıdır. Bir diğer adı ile majör depresif bozukluk olan depresyonu halk arasında herkesin yaşadığı üzüntüler olarak adlandırmak ve ciddiyetini azaltmaya çalışmak depresyonun tanımı ve ciddiyeti açısından oldukça yanlış bir tutum olacaktır. İnsanların depresyona girmesi ile birlikte duygusal ve fiziksel olarak değişimlere uğradığı bunun ise çok net bir şekilde gözlemlenebildiği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Sizler de depresyon belirtilerini taşıdığınızı düşünüyorsanız ve zihninizin sizin için olumsuz şeyler çağrıştırdığının farkındaysanız zaman kaybetmeden bir psikoloğa danışmanız önerilmektedir.

Depresyon Belirtileri

Sizin veya çevrenizdeki insanların depresyona sahip olduğundan şüpheleniyorsanız depresyon belirtilerini taşıyıp taşımadığınıza bakarak bu konudaki şüphelerinize yön verebilirsiniz. Üzüntülü ve sıkıntılı, stresli hissetmek dönem dönem her insanın başına gelebilir ve bu durum oldukça normaldir. Bu durumun aksine depresyon daha farklıdır ve belirtileri oldukça ağırdır.

  • Uyku uyumakta zorlanma, uykuya dalmakta güçlük,
  • Günlük aktivitelerden zevk almamak ve ilgisizlik,
  • İnsanlarla iletişim kurmayı istememek,
  • Yalnızlığa eğilim göstermek,
  • Kendine zarar vermeye çalışmak,
  • Konuşma ve fiziksel aktivitelerde yavaşlık,
  • Değersiz ya da suçlu hissetmek
  • Her şeye karşı karar verme zorluğu ve konsantrasyonda kayıplar,
  • İntihara eğilim,
  • Sürekli ölümü düşünmek,

Depresyon tanısının koyulabilmesi için geçerli olabilecek sebepler arasında yer almaktadır ancak bazı insanlar içinde bulunduğu durumu abartarak kişisel bunalımlarını depresyon olarak adlandırabilmektedir. Bu nedenle yanlış teşhis koymamak ve hayatı zorlaştırmamak adına kendinizdeki olumsuzlukları hissetmeye başladığınız ilk andan itibaren uzman bir psikolog ile iletişime geçerek doğru teşhisin koyulmasını sağlayabilirsiniz. Depresyonu atlatan ve iyileşen kişilerin de düzenli olarak kontrolden geçmeleri ve süreçlerini takip etmelerinin bu aşamada önemli olduğunu söylemek doğru olacaktır. Bu durumun sebebi iste depresyonu atlatan ve iyileşen insanların bazı olaylar sonucunda tekrar depresyona yakalanma riskinin olmasıdır.

 

Depresyon Nedenleri

Depresyon kişisel bir hastalık olması sebebiyle her insanda farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkabilmektedir. Bireylerin yaşadığı zorluklara karşı duruşu, bakış açısı, ruhsal gücü, özgüveni gibi pek çok etken kişinin depresyona hangi sebepler dolayısıyla yakalanacağında değişim göstermesine neden olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı genel bir deyişle depresyon nedenlerini;

  • Erken yaşta ebeveyn kaybı,
  • Madde kullanımı
  • Alkol ve sigara kullanımı
  • Düşük ekonomik gelir
  • Sosyal hayattan soyutlanma ve arkadaş ortamında dışlanma
  • Özgüvensizlik
  • Umursamaz aile
  • İşsizlik
  • Eşlerden ayrı yaşama ve boşanma
  • Ebeveynlerin küs olması ya da boşanması
  • İlaç kullanımı
  • Çocukluk döneminde yaşanan travmalar
  • Hormonal değişiklikler
  • Stres
  • Baskı

Olarak sıralamak mümkündür. Bu nedenlerden bir ya da birkaçı sağlıklı bir insanın kısa süre içerisinde depresyona girmesine neden olabilecek kadar güçlüdür. Bireylerin kendilerini iyi bir psikolojide tutmaları ve gerekli destekleri almaları ise yaşanılabilecek herhangi bir olası olumsuzlukta depresyon gibi ağır psikolojik hastalıklara yakalanmamaları açısından oldukça büyük önem taşımaktadır.

 

Depresyonun İnsanlara Göre Dağılımı

Depresyon genellikle her insanda görülebilir bir hastalık olarak görülse de bazı belirleyici faktörlere sahip olan insanların depresyona yakalanma oranının daha fazla olduğu söylenebilir.

  • Evli erkekler ev, iş ve aile sorumluluğu nedeniyle en çok depresyona yakalanan kişiler arasında yer almaktadır.
  • Evli kadınlar evli erkeklere oranla biraz daha az bir oranda depresyona eğilimlilerdir.
  • Bekar veya dul kadınlar yaşadıkları toplumsal baskı nedeniyle depresyona girebilen kişiler listesinde üçüncü sırada yer alırlar.
  • Bekar, dul ya da boşanmış erkeklerin ise kadınlara oranla üzerlerindeki toplumsal baskının daha az olması sebebiyle depresyona yakalanma oranı azdır.

Olarak sıralanabilir ancak bu maddelerin yanı sıra çocukların ve gençlerin de ergenlik, aile ve sosyal çevre faktörleri sebebiyle depresyona yakalandıkları görülmektedir. Bu durumda en büyük sorumluluk anne ve babaya düşmektedir. Çocuğunuzun farklılığını, depresyon belirtilerini gördükten sonra zaman kaybetmeden psikolojik bir yardıma başvurmanız gerekmektedir. Gerekli ve doğru yardım zamanında yapılmadığı sürece genç yaşta ve ergenlik döneminde olan çocuğun kendine zarar vermesi, intihar etmesi, yanlış ilaç kullanması gibi olumsuzluklarla karşılaşılması olasıdır. Burada ise sorumluluğun büyük bir kısmının ebeveynlerde olduğunu söylemek doğru olacaktır.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.